Masallar


Masallar PDF Yazdır e-Posta
Mustafa Önder tarafından yazıldı.   
Perşembe, 05 Ağustos 2010 16:37

 

Âşık Garip

Bi çocuk nişanlıymış, askere gitmiş. Anne demiş, bak askere gidiyom demiş, ben gelemesem demiş, ya sazımınn teli kopacak demiş, ya hayvanım kişneyecek. Bide gardaşı varımış. Böyün yarın, gız gardaşı hayvanı(at) suya götümüş. Askere giden çocuynda yavuklusu galmış, lişanlı.

O zaman, o gız gardaşı hayvanı şeye götüroru. Kilse demezmişle, başka türlü su deemişle o çeşmeye. Anaa, hayvan su içtiyne, hayvan bi kişneme kişnemiş, karşıya dooru. Sus be gurtla paralayısı demiş, saabın mı öldü de kişnesun. Anaa, o hayvanna orda durukan, asker dayanor, o gız gardaşın yanına. Asker ama gız gardaşı nerde tanıycak. Beş senede mi dönmüş, taa mı çok? O zaman, a gız kardeş demiş ona, işte hoş beş itmiş, vaamı sizin demiş başkalıynız demiş. Bu akşam size misafir galayın demiş. Anneme sorayn bakalım. Annene sor demiş ama yokusa başkalıynız... Annene sor demişte söyle, baa diyve. Şindi varor gız gardaşı deor ki: Anne hayvan su içti, filan yere doru kişnedi. Ordan bi hasker geldi, been yanıma.

Hasker deor ki, kız kardeş söyle annene başkalıynız vaamı, yok mu? beni misafir alın. Aa, annesi gene, gelsin gelsin gelsin, hoş geldin, sefa geldin; yok başkalıymız. Ama ara yere bi sergi geriz, çul geriz, demiş. O zaman, şimdi bunna yiyorla içorla. Anası tabi hoşbeş, ana da tanımoru. Şindi bunna emek yimiş, doyurmuş garnını. Lişanlıyı bu akşam verorla başkasına. Lişanlısını, şindi deor ki çocuk, tiyze tiyze deoru, bak deoru benim için deoru düğünden galmayın deoru. Ama annatmış, oolum demiş askere gitti, çocuym gelmedi, demiş. Kınasıyı demiş, kınaya gideceedik, demiş. Napalım pekledik pekledik, veriyola, demiş. Olsun be tiyze olsun, seenki de gelir, oda bulur, olsun.

Neyise, tiyze demiş, ben sizi şaşırmayayn, bende gideyn demiş. Ama bakalım demiş, ev sabına sorun, beni kabul idecekmi; düğün sabına. Bunna şindi çıkor, çocuyda çıkor. O zaman, gidorla şindi, gelinin şeyine... Herkes şindi avullukta, dönüp oturoru. Herkezde saz vaa; saz çalamışla. Herkez sazını çalmış çalmış, ana şindi gari saz galmadı. Şindi sororla yok mu başka saz. Yok mu başka saz, çalsın. Yok, yok, yok saz. Ama çocukta gurnaz, arada sırada sazı tıngırt tıngırt yapamış. Aa, va vaa, çıkarın bakam, vaa; ses geliyo. Çocuk çıkaror sazı. Gelini de başlayacakla kınalamaa. Şindi emen çocuk şindi demiş:

 

Kıldım ayler kıldım beyler kıldım da geldim

Hızırın atına bindim de geldim

Mevlam kanar verdi uçtum da geldim

Saba namazını askerlik yaptıyım yerde kıldım

Ülen namazını bilmem hangi kilise çeşmesinde gıldım

İlkinti namazını bilmem nerde gıldım

Aşşam namazını kendi konayımda gıldım

 

Hemen gız ellerini silmiş, kınalarını... Hemen gız ellerini silmiş, çıkmış:

 

Söyle âşık karibim söyle demiş, sözünden bildim

Elimden ayağımdan demiş kınamı sildim

 

Hemen o çoca kınalorla gızı, o da yavuklusunu alor.

 

Bu masal burcukta bitoor.

Anlatıcı: Gülzade Uslu(Önder)

Karaçalı

Şindi, biri gene, bi çocuk gene, bi gıza çok meraklıymış. O gızda ona meraklı. Şindi bu çocuk deor ki, eveli hayvannara, arabalara, mesela atlaa varımış. Bindirecesin gelini götürecesin. O zaman, şindi o zaman, gelmiş, bindirmişle gızı, gelini o hayvana; hayvan tepişmor. Ona bindirorla, buna bindirorla, gitmor. Arabalara koşorla, bindirorla şey yaporla, hiç gitmek yok. Yav demişle bi insanın atı galdı, bi de onu demişle şeyapalım. Şindi, o çoca, öyle duva etmiş çocuk. Been atımdan başka o gızı bişey götümesin. Deorla, bi at kaldı bak, gidelim de bi de o çocaa söyleylim getisin. Gideorla o çoca, deorla ki, seen at galdı bak, her şey yaptık, bi şey tepişmor; gelini götüremor bişey. Deor ki, ben atı getireyn, gelini bindireyn, ama ben atımı, yanda kendim giderin. Yabancı insandan ürkee been at. O zaman geleoru, bindirorla gelini, at yürüyor; başlor yürümee. Deorki çocuk, siz önden ilerleyin, been at ürkee, gelin düşee. İyy, bunna şindi önden gideor. Bi tepeden aşor alay; onna geriden ikisi. Şindi çocuk deorki:

 

Kara kazan kaynar mı?

Kaynayıp ta taşar mı?

Eğil acık öpeyim

Yol buradan aşmaz mı?

 

O zaman gızda deor ki:

 

Ak kazan kaynamaz mı?

Kaynayıp ta taşmaz mı?

Gel yârim kavuşalım

Ayrılan kavuşmaz mı?

 

Öyle demiş. Orda bunna bi toplaşorla. Attan bi inor zey, ana alay bi geri dönor, gelinle çocuk yumak sumak galmış. Bunna gene bindirorla, o zaman. Şindi, bindirorla eve götürorla. Varorla eve indirorla gelini. O bide topal gız görümcesi varımış. O aşşam, saba oloru. Deorla ki, şindi o gıza, götüü ingeni de bayçala da gezdir. Şindi çıkaroru o topal gız, zeytinne götüroru. Bi de bakor o çocuk, karşıkı yakada o gelin, o sevgilisi. O hayvandan inipte toplaşan, karşıkı yakaya gelmiş. Haydi, bakalım gelin zıbır zıbır zıbır dereden karşıya o çocuyn yanına. Topal gız dönor köye, deorki, ingem gitti o çocaa. Geçti dereden gitti, ingem yok.

Bi alay asker toplanmış, gelorla geline. Ana, çocuk yatmış gelinin gucana, bi yerde. Bunna şindi, ikisi, ana, gelin başlamış ağlama; alayı görmüş, ukadan geleor, alay. Çocuyn haberi yok, çocuk yator dizinde. Deor ki, neyçin ağlosun? Gözyaşı damlamış, hemen kalkmış. Neyçin ağlosun? şindi bu geline. Neyçin ağlamayayn demiş, bi alay asker geloor ukadan, demiş. Şindi seenne bizi ayıracakla, demiş. Öylemi, öyle, hemen çocuk kalkor, pıçaa garnına... Hemen gızda aloor pıçaa, o da garnına; kalıplanor ikisi oray. Geleor topal gızda o askerlelen, Topal gızda geleor. Deorla ki, bunna ikisi böyle sevişirmiş te sen neye köye gelipte bize şikaet edeosun, diyverosun. Topal gızıda orda, onu da... Neyise, yaporla ikisinin arasına onu gömorla. Şindi o gelinle çocuyn ikisinin de gül pitemiş. Yanaşırmış o gülle tebile, gocaman gocaman. Gara tiken bi hızlanırmış, bi pitemiş orta yerden. Güllee toplaşmadan tiken ayırımış onnarı.

 

Burda bu masalcıyımda pitorr ool.

Anlatıcı: Gülzade Uslu(Önder)

Ne Darzalosun?

Şindi, gız bırantıymış. Analıynda gızı varımış. Gızda bırantıymış. Şindi, bide diymen varımış; diymen de sahıplıymış. Şindi, diymene yollamışla, o bırantı gızı. Şindi, aşşam olmuş; bayaa bi vakıt olmuş. El daranda gız sümek daror, büyle daror. Gelor biri, tık tık kapıya, deor ki;

-Ne darzolosun?

-Darza darzolorun, demiş.

Gene tekrarlamış, gene öyle demiş.

-Napacasın demiş, darzolosun da.

-Saa gömlek, ba don, demiş.

Tekrar gene söylemiş, gene demiş o zaman, sa don ba gömlek, gene diişik söylemiş. Bırantı ya, diymene yollamışla, un üdecek. Şindi o gız, aklına gelmiş, duymuşa saaplı. Öyle dediyne, onna herşey getirmişle, ya o gıza; sandıklala herşey. Ana, o gidoru, ona soran, söyleyen. Getiror çantalalan, bavullalan, herşey getiror. O zaman, tabi o zaman annamış. Horozun kıçını türtüvemiş, horoz kinkuruku ötöru. Açan bakor gız, biyerde bişey yok. Horozu elleyince horoz ötor, gaybolor. Sabaa olor, gız gelor eve. Ana, bi de gelor. Ay, adam, bu laneti yolladık saaplı dama da; ana, bu geldiye… Baksana bişey olmamış. Her yanı altın gelmiş, valla.

O zaman, demişle, bak ne zenginlik, ne şey vemişle. Bizimkiyi de yollayalım bu aşşam. O da alsında, gitsinde, bak adam, her şeyle geldi; bişey olmamış. Yollayalım be adam. Onu da yollorla gene aynı. O saap, o şeyi söyleyen, gene geloru. O darzolor, oda. Deor ki;

-Ne darzolosun?

-Neyise darzolorun, saa ilazım mı?

Ta bi kere soror: Ne darzolosun? Neyise darzolorun, saa ilazımmı? Giriverora kapıdan, parçacık parçacık yaporu, ator, her biyere diymenin. Saba olor, gızı peklorla peklorla, yok. Bi gidorla, gız paramparça. Her yanı parçalanmış.

Anlatıcı: Gülzade Uslu(Önder)

Nene ile Dede

Nenenin evi sazdan, dedenin evi tuzdanmış. Nene gitmiş, dededen tuz istemiş. Dede vermemiş. Nene, aha yarabbi, çok rahmet yağsında evin erisin, diye duva etmiş. Rahmet yağmış ve dedenin evi erimiş.

Dede evsiz kalınca, gitmiş nenenin evine, kapıyı çalmış. Nene seslenmiş içerden, kim o? Dede, benim demiş, dışarıda kaldım, beni kapıcıynın arkasına alsana. Nene dedeye acımış, gel be gara bokumu yiyesice demiş.

Dede, kapının ardında da üşümüş. Beni ateştepeye alsana, demiş. Nene acımış gene, gel be gara bokumu yiyesice demiş. Akşam olmuş nene sofrayı kurmuş, yemek yemeğe başlamış. Garnı acıkan dede, beni sofracıyna alsana demiş. Nene gel be gara bokumu yiyesice, demiş. Dede karnını doyurmuş. Gece olmuş nene yatmış. Uykusu gelen dede, neneye beni yatağına alsana demiş. Nene de gel be gara bokumu yiyesice demiş.

 

Bu masal, Mustafa Önder(1954) tarafından, Mustafa Önder(1927)’den derlenmiştir.

 

Son Güncelleme: Perşembe, 05 Ağustos 2010 16:37
 


Cheap tickets