|
· Anya manya kumpanya(köşe kapmaca)
- Azlık va(r)
- Beş taş
- Bilyecik
- Birdirbir
- Çatal matal kaç
- Çellicik(çelik-çomak)
- Çizgicik
- Dokuztaş(tokurcun)
- Gagicik
- Gazıkçık
- Gobacık
- İlicik
- İp atlama
- Kalecik
- Kibrit oyunu
- Kutu kutu pense
- Lopkacık
- Menekşe
- Türkmencik
- Uzuneşek
- Üçtaş
- Yakan top
- Yumulkacık(körebe)
- Yüzük oyunu
1) Anya manya kumpanya(köşe kapmaca):
Bir halka şeklini alan çocuklar, ellerini avuç içleri yere doğru gelecek şekilde öne doğru uzatırlar ve ellerini heceye uydurarak hep bir ağızdan “an-ya- man-ya- kum-pan-ya” dedikten sonra eğer ellerin açık tarafı üste gelirse; “açı-ğa gü-ve-nen-ler” der. Eli kapalı kalan çocuk ebe olur ve onları kovalar. Ebe eriştiği ilk çocuğun sırtına vurur ve ebelikten kurtulur.
2) Âzlık vâ(altta kalanın canı çıksın):
Çocuklardan biri gözüne kestirdiği diğer birinin üzerine atlar, onu yere yıkar, ardından da “azlık var, azlık var” diye avaz avaz bağırır. Bunu duyan diğer çocuklar da yere yıkılanların üstlerine çullanırlar. Bir süre sonra 5-10 çocuğun üst üste oluşuğu bir “kupun”(grup) oluşur.
Alta kalanlar ki, ilk yere yıkma eylemini başlatanın da yetişin kurtarın diye bağırdığını duyardınız.
3) Bilyecik:
Önce oyun alanına bir “yalak”(çukur) eşilir. Bilyenin yalağa atılacağı mesafeyi belirlemek için bir çizgi çekilir. Oyuncu çocuklar çizgiyi ihlal etmeden sırayla bilyelerini yalağa doğru atarlar. Bilyesi yalağın en yakınına gelen çocuk oyuna başlama hakkını kazanır. Kendisine en yakın bilyeyi kendi bilyesiyle yalağa sokmak için vurur. Yalağa soktuğu bilyeyi alır. Ve ikinci uzaklıktaki bilyeye sıra gelir. Eğer söz konusu bilyeyi vuramamışsa sıra ikinci çocuğa geçer. Oyun oyuncuların bütün bilyeleri yalağa sokmasına dek sürer. Oyunda çarçop, mum direk, yası gaplan gibi terimler vardır. Çar çop, çer çöp ten türemiş olsa gerek. Çarçop diyen oyuncu, bilyesi ile yalağın önündeki engelleri temizler ve öyle atış yapar. Mum direk diyen oyuncu, sol elini yumruk yaparak atışını diğer eliyle bu yumruk üzerinden yapar. Yası gaplan ise, elini düz olarak yere uzatır ve atışını onun üstünden yapar.
4) Birdirbir:
Bu oyun genellikle kalabalık olarak erkek çocuklar tarafından oynanır. Oyunun başında bir ebe seçilir. Ebe öne eğilerek ellerini dizlerine dayar. Diğerleri çocuklar sıraya girerler ve koşarak eğilmiş duran ebenin üzerinden ellerini sırtına bastırıp bacaklarını açarak atlarlarken tekerleme söylerler.
Birdirbir…
İkidir iki, tilki siki
Üçtür üç, çıkarması çok güç.
Dörttür dört, kıçını ört, veya; tabakanı ört
Beştir beş, ikimiz kardeş
Altıdır altı, kıçı kalktı, veya; altı, dedemin sakalları yolda kaldı
Yedidir yedi, elim sırtına değdi, veya; yedim yel gibi, sekizim seksek
Dokuzum durak, onum orak, on birim yalı çörek…
Dengesini kaybedip atlayamayan ya da düşen oyuncu “yanmış” sayılır ve ebe olur.
5) Çatal matal kaç:
Ebe olan oyuncu eğilir diğer oyuncu ise bunun sırtına biner ve “çatal matal kaç” diyerek parmaklarıyla gösterdiği sayıyı sorar. Ebe olan oyuncu sorulan soruya “çatal matal üç” vb. bir cevap verir. Bilmesi durumunda diğer oyuncu eğilir, bilememesi durumunda oyun devam eder.
6) Çellicik:
Bu oyunda, bir adet 50-60 cm. lik bir sopayla(çomak), karşılıklı zıt kenarları çentilmiş(yontulmuş) 20-25 cm.lik çellik kullanılır. Bu oyun genellikle iki veya üç kişi arasında oynanır. Oyuna ilk önce kimin başlayacağını belirlemek için çöp çekilerek seçim yapılır. Seçimi kazanan oyuncu oyuna başlamak için çelliği önceden belirlenen yerin/çizginin üzerine “met kuzum met” diyerek atar ve elindeki sopayı çeliğin ucuna hafifçe vurarak çeliği havaya kaldırır ve havalanan çelliğe tekrar vurur.
Oyunun ilk başladığı yerden çeliğin(küçük sopanın) düştüğü yere kadar birden başlayarak sayar. Oyun 50 rakamında biter. Eğer oyuncu elli rakamına ulaşmamışsa çeliğe düştüğü yerde bir daha vurarak elli sayısını tamamlar. Oyuncu sayarken kırk dokuz elli (“kulik”) girdi diyerek yeni sayıya geçer. Oyun bu şekilde devam eder.
7) Çizgicik:
Genelde kız çocukların oynadığı bir oyundur. Yere dikey ve yatay şekilde 1 m. boyunda kareler çizilir. Oyuncu elindeki yassı taşı veya kiremit parçasını odanın içine atar ve tek ayaküstünde zıplayarak attığı nesneyi alıp döner. Çizgiye basması durumunda sıra diğer oyuncuya geçer.
8) Dokuztaş(dokurcun):
Dokuztaş, oyuncuların taşlarıyla üçerli bir sıra oluşturmaya çalıştığı bir oyundur. Bir tahtaya, toprağa veya taşa iç içe üç kare çizilir ve kareler orta yerlerinden çizgiyle birleştirilir. Her karede çizgilerin birleştiği yerlerde taşların konulabileceği sekiz nokta olmak üzere toplam 24 nokta meydana gelir. Oyunun başında oyuncunun biri avuçlarının birinde bir taş saklayarak kura çekilir ve taşı bulan oyuncu oyuna başlar. İki oyuncu sırayla taşlarını tek tek belli noktalara yerleştirir. Burada amaç taşları üçlemektir. Taş üçlemeye “bulüm” denir. Rakip oyuncu da kendi taşlarıyla bulüm yapmaya çalışırken rakibinin taş üçlemesini (bulüm yapmasını) engellemeye çalışmaktadır. Dokuzar taş yerleştirildikten sonra sırayla hamle yapmaya devam edilir. Yatay ve dikey bir üçlü dizebilen oyuncu rakibinin bir taşını alır ve oyun dışı eder. Sadece üçlü sıra oluşturmuş taşlar alınamaz. Oyuncu rakip taşların hepsini alınca veya rakibin üçlü oluşturmuş taşlarını kendi taşlarıyla sıkıştırarak bağlarsa yani oynanamaz durumuna getirirse oyun biter. Eğer iki tarafında üçer veya daha fazla üçleşmiş taşı kalırsa oyun pat olur. Bu oyunu daha çok büyükler oynar, en çok çobanlar tarafından oynanırdı.
9) Gagicik:
Gagicik oyununu genellikle çok küçük çocuklar oynar. Bir sıra olan çocuklar bir birinin eteğine tutunarak “gagi, gagi, gak” seslerini çıkararak dönerler. Sanırım bu oyunda kargalar taklit edilir.
10) Gazıkçık(kazıkçık):
Bu oyun iki veya en çok üç çocuk arasında oynanır. Oyuncular ucunu sivrilttikleri kazıkları çizdikleri bir dairenin içine hızla vurarak çakarlar. Diğer oyuncu kendi kazığıyla bir önceki oyuncunun çaktığı kazığı kendi kazığıyla vurarak yıkmaya çalışır.
11) Gobacık:
Bu oyunda bir yalak(çukur) açılır ve bir ebe seçilir. Oyuncular ellerindeki sopalarla yuvarlak gobağı (bir yuvarlak taşı) yalak(çukur)a sokmak için uğraşır. Ebe ise engellemek için uğraşır. Çocukluğumun ilk döneminde (1960 yılları) oynanan bu oyun sonraki yıllarda oynanmamıştır. Bu oyun bu günkü golf oyunu gibidir.
12) İlicik:
Bu oyunda bir yalak(çukur) açılır ve oyuncular iliklerini(düğme) sırayla yalağa doğru atarak oyuna başlayacak ilk oyuncuyu belirlerler. İlk oyuncu iliği(düğme) çukura sokmak için işaret parmağıyla iter. İlik çukura girmişse iliği kazanır. Oyun böyle devam eder.
13) İp atlama:
İp atlama oyunu tek kişi ve ya çoklu olarak genellikle kız çocuklar tarafından oynanır. Tek kişilik oyunda uzunca bir ip iki ucundan tutulduktan sonra dirsekler kırılarak eller omuz hizasında kaldırılır ve ip öne doğru çevrilerek yere değdiği anda üzerinden zıplanır. Çok kişilik oyunda iki kişi uzunca bir ipi uçlarından tutarak çevirir. Oyuncular sırayla tektek veya ikişer ikişer ipten atlarlar. İpe değen veya atlayamayan çocuk ipi tutar.
14) Kalecik:
Belirli bir aralıkla karşılıklı olarak kale adı verilen büyükçe üçer taş dikilir. Oyuna ilk başlayacak olanı belirlemek için genellikle bir sopa veya nacak sapını avuçlayarak tutarlar ve ya çöp çekerler. Sırayla bu kalelere taş atarak yıkmaya çalışılır. Tüm kaleleri ilk yıkan oyuncu oyunu kazanır. Oyunun bitiminde kaybeden oyuncu kazanan oyuncuyu kaleler arasındaki mesafede sırtında taşır.
15) Kibrit oyunu:
Oyun bir adet kibrit ile oynanır. Oyunun başında kaç el oynanacağı belirlenir. Kibritin ön yüzü bir, arka yüzü sıfır, kaymakam olarak adlandırılan genişlemesine yan yüzü beş, vali olarak adlandırılan dikey yüzü ise on puan olarak kabul edilir. Sıra ile kibritin bir köşesine başparmağın ucuyla vurularak kibrit havalandırılır. Kibritin yere düşmesiyle üste gelen yüzün puanları sayılır. Kibritin arka yüzü üste geldiğinde sıra diğer oyuncuya geçer ve oyunun sonunda kazanılan puanlar hesaplanır. Genelde kahvelerde çayına veya kahvesine oynanır.
16) Lopkacık:
İki kişi ve ya üç kişi tarafından oynanır. Oyuncular dokuzar taştan oluşan iki veya üç küme taş toplarlar. Taşlar bir daire şeklinde küme küme dizilir. Oyuna başlayacak oyuncu kümenin birini yerinde tek taş kalacak şekilde eline alır ve diğer kümelere dağıtır. Taşların bittiği küme daha önce oynanmışsa ve bu kümede çift taş oluşursa o taşları alarak oyun dışına çıkarır. Dağıtılan taşların bittiği yerde tek taş oluşursa o taşları alamaz. Ayrıca rakibin kümesinin bulunduğu yerde hiç taş yoksa oyuncu oraya taş koymayabilir ve “mış” aldım diyerek elindeki taşı ayırır. Oyunun sonunda en çok taş toplayan oyuncu oyunu kazanmış olur.
17) Menekşe:
Bir takım oyunu ve genellikle kızlar tarafından oynanan menekşe oyunu en az 4-5 kişiyle oynanır. Oyuncular iki gruba ayrılırlar ve gruplardan birinin oyuncuları “menekşe, mendilim köşe köşe, bizden siz kim düşe?” diye bağırırlar.
Karşı grup, “menekşe, mendilim köşe köşe, sizden bize Fatma düşê” diye bir isim verir. İsmi anılan oyuncu karşı gruba geçmek için hareket edince gruptaki bir oyuncu onu daha önce çizilmiş bir çizgiye kadar kovalayarak yakalamaya çalışır. Eğer yakalayabilirse yakaladığı kişiyi takımına geri getirir, yakalayamazsa karşı takıma dâhil olur. Bu oyun takımlardan birinde bir kişi kalana dek sürer.
18) Türkmencik:
Bu oyun çellik oyunundaki gibi 50-60 cm. lik bir sopayla ve 20-25 cm. lik iki ucu sivriltilmiş bir “türkmen” ile oynanır. Bu oyun genellikle iki kişi arasında oynanır. Oyuna ilk önce kimin başlayacağını belirlemek için çöp çekilerek seçim yapılır. Seçimi kazanan oyuncu oyuna başlamak için önceden belirlenen yer/çizgide toprağa diktiği “türkmeni” elindeki sopayla vurarak en uzak mesafeye göndermeye çalışır.
19) Uzuneşek:
Uzuneşek, oldukça zor ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur. Genelde okulda oynadığımız bir oyundu.
Oyuncular iki gruba ayrıldıktan sonra hangi grubun yatacağına, hangi grubun atlayacağına karar verilir. Yatacak takımın ilk baştaki oyuncusu eğilerek kafasını ellerini arasına alır. Arkadakiler de bir öncekinin bacakların arasına kafasını sokarak eğilir. Atlayan oyuncular atlarken “uzuneşek, gaba döşşek” diye bağırırlar. Atlayan oyuncu eşeğin üzerinde bir yere tutunamaz, ayaklarını dolayamazlar ve yere değemez. Kurallara aykırı hareket edildiği takdirde alta geçerler.
Uzuneşeğin çökmesi durumunda eşek gurubu altta kalmaya devam eder. Eğer tüm grup elemanları başarılı bir şekilde eşeğe binmişse atlayanların en önündeki kişi “tek mi çift mi” deyip parmaklarıyla bir rakam gösterir, alttaki gurubun başı tahmin ederse gruplar yer değiştirirler.
20) Üçtaş(bulüm):
Oyun iki kişiyle oynanır. Oyun alanı dokuztaş oyununda olduğunun benzeri bir şekilde iç içe iki kare çizilir ve kareler orta yerlerinden bir çizgiyle birleştirilir. Oyun alanında dış ve iç karelerde sekizer noktadan, toplam on iki nokta oluşur. Oyuncular belirlenen sırayla taşları belli noktalara koyup “bulüm” üçlü sıra oluşturmaya ve rakibin bulüm yapmasına engel olmaya çalışırlar. Bulüm (bölüm olmalı!) yapan ilk oyuncu rakibin bir taşını alır ve oyun sona erer. Dokuztaş(tokurcun) oyununun basit bir biçimidir ve oyun iyi oynandığında genellikle pat olarak(berabere) biter.
21) Yumulkacık(körebe):
Ebe olan oyuncu gözlerini kapar ve belirlenen sayıya kadar sayar. İlk gördüğü oyuncuyu sobe diyerek başlangıç noktasına döner ve yere tükürerek oyundan çıkarır(eler).
Yumulkacıkkörebe) oyunu, kalabalık olarak oynanır. Önce ebe belirlenir ve ebe gözlerini yumar(kapatır). Diğer oyuncular kaçarak saklanır, ebe onları saklandıkları yerde arayarak bulur ve “yandın” der ve oyunun başladığı noktaya tükürür. Oyun tüm oyuncuların bulunmasına dek devam eder.
22) Yüzük oyunu:
Goz oyunu da denen bu oyun ceviz kabuklarının altına saklanan yüzük veya demir para vb. şeylerle oynanır. Ceviz kabuğunun altına saklanan şeyi oyuncu bulmaya çalışır. Genelde gençlerin ve eskisen orta odada yaşlılar tarafından oynanan bir oyundur.
23) Çöp saklama:
Kumda oynanan bir oyundur. Oyuncu kumu dört-beş parmak kalınlığında toplayarak ortalama üç karış uzunluğunda bir yükselti oluşturur. Sol eliyle tutuğu 5 cm. uzunluğundaki çöpü (küçük bir dal parçası veya kibrit çöpü) kumun içinde herhangi bir yere saklar. Sol elini kumun içinde gezdirirken sağ eliyle de sol elinin ardındaki oluşan boşluğu kumlarla örter. Çöpü özenle saklayıp bıraktığı yeri rakibine hissettirmemesi gereklidir. Arama sırasında olan oyuncu iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek çöpü tahmin ettiği alana kapatır. Çöpü bulursa saklama sırası ona geçer.
|